Öz
Amaç
Uyku bozuklukları sağlık çalışanları arasında yaygın olup sağlıkları ve mesleki performansları üzerinde önemli etkilere sahiptir. Bununla birlikte, Hindistan’daki sağlık personelinde geniş bir uyku bozukluğu yelpazesini değerlendiren veriler sınırlıdır. Rutin taramaların yapılmaması ve kurumlarda uyku hijyenine yeterince önem verilmemesi riski daha da artırmaktadır.
Gereç ve Yöntem
Bu kesitsel çalışma, Ekim 2023 ile Ocak 2024 tarihleri arasında Coimbatore’daki PSG Tıp Bilimleri ve Araştırma Enstitüsü’nde gerçekleştirilmiştir. Tüm unvanlardaki hekimlere, Uyku Bozukluklarının Uluslararası Sınıflandırması, 3. baskıya dayalı 26 maddelik bir öz bildirim anketi uygulanmıştır. Elde edilen yanıtlar, IBM SPSS Statistics for Windows, sürüm 26.0 (IBM Corp., Armonk, NY) kullanılarak istatistiksel olarak analiz edilmiştir. Yüz yüze klinik değerlendirme veya polisomnografi uygulanmamıştır.
Bulgular
Çalışmaya toplam 252 hekim katılmıştır (ortalama yaş: 30,4 ± 6,1 yıl; %56’sı kadın). En yaygın uyku yakınmaları yetersiz uyku (%93,7), insomnia (%88,6) ve sirkadiyen ritim bozuklukları (%88,6) olarak belirlenmiştir. Kadınlarda parasomni ve insomnia belirtileri anlamlı düzeyde daha fazla görülürken, erkeklerde uykuda solunum bozukluğunu düşündüren horlama, tanıklı apne ve sabah ağız kuruluğu gibi belirtiler daha sık bildirilmiştir. Genç hekimlerde (<30 yaş) belirti yükünün daha yüksek olduğu saptanmıştır. Eşlik eden hastalıklar arasında hipotiroidi (%13), diyabet (%10) ve hipertansiyon (%7) yer almıştır.
Sonuç
Polisomnografik doğrulamanın bulunmaması tanısal kesinliği sınırlandırmakla birlikte, uyku bozukluklarının özellikle meslek yaşamının ilk dönemlerindeki hekimler arasında oldukça yaygın olduğu görülmektedir. Sağlık çalışanlarının sağlığını ve hasta güvenliğini korumak amacıyla vardiya düzenlemeleri, tarama programları ve uyku sağlığı eğitimleri konusunda kurumsal düzeyde reformların acilen hayata geçirilmesi gerekmektedir.


